21. Yüzyıl Sihirbazları

21. Yüzyıl Sihirbazları

 “Siz sırrı çözmek değil kandırılmak istiyorsunuz…”  diye başlıyor Prestij filmi. İddia bir yere kadar doğru. Ancak son kelime biraz abartılı. İstenilen şey “kandırılmak” değil “şaşırtılmak”. 

Yani aslında biz insanlar şaşırtılmayı seviyoruz. 
Zihinsel tatmin için şaşırmak önemli bir araç. Doğumdan hemen sonra başlıyoruz şaşırmaya; sonrasında hiç bitmeyen bir şaşırma arayışı. Tabi yoruldukça arayış azalıyor… Heyecan tükeniyor. İkili ilişkilerde özellikle kadınlardan çok duyduğumuz “artık bana sürprizler yapmıyorsun, beni hiç şaşırtmıyorsun…” şikayeti de bu arayışın bir sonucu.

Christopher Nolan’ın muhteşem filmi Prestij’le giriş yaptıktan sonra sihirbazlığın tarhine kısaca değinelim. 
Sihirbazlığın tarihi M.Ö 2500 yıllarına kadar dayanıyor.  Eski Mısır’da oldukça yaygın. 

İslam öğretilerinde Musa Peygamber ile diğer sihirbazlar arasındaki rekabetin anlatımından sihirbazlığın o dönem önemli bir prestij aracı olarak kullandığını anlayabiliyoruz.

Roma, Yunan, Osmanlı medeniyetlerinde de sihirbazlık ya da hokkabazlık farklı şekillerde devam ediyor. 
Modern anlamda ilk sihirbaz olarak kabul gören isim ise Robert Houdin… Houdin 1805 doğumlu yani 19. YY’da yaşamış. Bu yüzyıl sihirbazlığın oldukça yaygınlaştığı bir dönem. 
Houdin ile birlikte sihirbazlık yeni bir boyut kazanmış. Hafif bir eğlence aracından asil bir duruşa doğru evrilmiş. Houdin giyim-kuşam, dekor ve sahne duruşu ile sihirbazlığa yepyeni bir boyut kazandırmış. Seyircilere saygıyla yaklaşmış. Asistanları ile arasına bir mesafe koymuş.  Bütün detaylar değişmiş. Ancak özde duran “şaşırtma” eylemi aynen kalmış.
Sihirbazlık eski çağlardan beri fen bilimlerinin gücü ile ayakta durmuş. Sihirbazlar gösterilerinin çoğunda kimya ve fizik biliminin inceliklerinden faydalanmış. Fen biliminin en az kullanıldığı gösterilerde  fizikle ilgisi olduğunu düşündüğümüz “el çabukluğunu” devreye sokmuşlar.
Yani sihirbazlık her zaman bilimle gelişmiş ve bilim sayesinde şaşırtmış.
Prestij filmini izleyenler sihirbazların Nicola Tesla’nın icadını nasıl bir şov malzemesine dönüştürdüğünü rahatlıkla görebilirler.

Merak ve şaşırma arzusu hiçbir zaman bitmemiş insanoğlunda. 
Yıllar yılı süre gelen sihirbazlık gösterileri yaygınlaşan bilimler sayesinde kolayca anlaşılır olmuş. Yani “şaşırtma” etkileri git gide azalmış. Sihirbazlar da yeni buluşlarla duyguları yeniden harekete geçirmeye çalışmış.
Yaşadığımız yüz yılda bilginin dolaşım hızı eskisine nazaran çok daha yüksek. Sırlar çok daha çabuk açığa çıkıyor. El çabukluğu her zaman olduğu gibi revaçta ancak daha fazla zihinsel tatmin arayışı var.


21. yy sihirbazları ise artık sahneleri kullanmıyor. İnsanların daha yoğun olduğu yerleri tercih ediyorlar. 
Ancak bir farkla. Şaşkınlıklarınızın farkına varmanıza izin vermeden. Yani bu sefer yapılan sihirbazlık gözlerinizi fal taşı gibi açmanıza ve “vaooouuv” diye bağarmanıza neden olmuyor. Onun yerine derin bir uykuya geçmenize ve hipnotize olmuş bir şekilde istenileni yapmanıza yarıyor.
Artık sahneler yerine, avm’ler, sosyal medya hesapları ve akıllı telefonlar kullanılıyor. 
İyi süslenmiş mobil uygulamaların sizden istediklerini fark etmeden yapı veriyorsunuz. 
Stephan Hawking’in ortaya koyduğu “irade deneyi” tercihlerinizin tamamıyla özgür iradeniz tarafından yapılmadığını gözler önüne seriyor. 

Sihirbazlığın temel prensiplerinden olan “kuşa bak” ve “asıl olanı görme” eylemi “manipülasyonla” sağlanıyor. 
Siz kuşa bakarken kaçan balıkların farkında bile olmuyorsunuz. Ya da alışveriş yaparken neyi almanız gerektiğine sizin yerinize bu sihirbazlar karar veriyor. 

Sizi takip ediyorlar. Tercihlerinizi, algılarınızı, çok sağlam istatistiki verilere çeviriyorlar. Öyle güzel el çabuklukları ve o kadar iyi sahneleri var ki onların istediği şekilde paylaşımlar yapmamak mümkün değil.

Size arkadaşlarınızın doğum günlerini hatırlatıyorlar, kendileri ile geçirdiğiniz zamanları videolara dönüştürüp izlemenizi , reklamlarda kullandıkları öğeler sayesinde aslında hiç sevmeyeceğiniz şeyleri yemenizi ve içmenizi sağlıyorlar.
Eskisi gibi fen bilimlerinden değil; daha çok psikoloji ve sosyoloji gibi sosyal bilimlerden faydalanıyorlar.
Bizlerse sırları çözmek yerine izlemeyi tercih ediyoruz. Aslında bir sihirbazlık döndüğünün bile farkında değiliz çoğu zaman.
Sihirlerin şekli değişiyor ama sihirbazlar hep aramızda…

Bonus: Zihin oyunlarını anlatan güzel bir belgesel tavsiyemiz var. Brain Games.. İzleyin ve izletin.

Hayat EditörüHayat Editörü

Yorumlar

Kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olun.